Kimden: Pîr Gerçek Velî (Bay, 35)
Kime: Grup: Türk Sol İslâm Hareketi
Tarih: 21.3.2008 11:41 (GMT +2:00)
Konu: Aydınlar! ..Neredesiniz? ..((Ali Şeriati))
Batı'dan aktarma yargı verilebilir mi bu konuda? Batılı kendi dini hakkında kolayca mı bir yargıya vardı? Üçyüz yıl boyunca savaştı,uğraştı,okudu,inceledi,ancak bu uğraşmalardan sonra (şirk dini haline sokulmuş - H.H.) hıristiyanlığın Batı'nın başına nasıl bir bela kesildiğini anladı. Biz ise *tecrübe* ile değil, sadece *tercüme* ile (deneye değil, başkalarının başka şartlar altında yaptıkları deneyin sonuçlarını aktararak -H.H.) hemen bir yargıya varıyoruz.Aydın oluş demek, elbette bu demek değildir.
İleride, İslâm toplumlarında *aydınların* nasıl oluştuğunu inceleyecek ve anlatacağım? Açı aç bıraksında, başka birisi onun ekmeğini yağma edebilsin diye uğraşan, yoksulluğun sürdürücüsü ve bizzat bir tür uyuşturucu hükmünde olan, Tarih'te sürekli bu görevi üstlenmiş bulunan, yoksullluğa sebep olan ve yoksulluk olgusunun sürekli var olması için çalışan din için verilen yargı, nasıl olur da Ebuzeri'i eğiten din için de doğru olur? Ebuzer İslâm'ın o pak ve kamil siması, Resul-i Ekrem (S.A.) 'in bizzat eğitti bu insan! O Ebuzer ki, ne ırka, ne sermayeye, ne *kültür*e, hiçbir şeye dayanmıyordu.*Tercüme* bir tip de değildi. Her şeyden arı bir insanlık ruhuna sahip olan Ebuzer, bu tezgahın, bu kitabın, bu okulun ürünü idi.Ebuzer: *Evinde ekmek bulamayanın toplumdan zorla almaya kalkışmayışına şaşarım* der.
Ben bu sözün_kimin söylediğini bildirmeksizin_ Batı'da naklettiğimde, bazıları bunun Proudhon'un sözü olduğunu sanıyorlardı.*Bu ağırlıkta ve kesinlikte bir söz Proudhon'un ne haddine? * diyordum.Bazıları da *Dostoyewski söylemiştir* diyorlardı. Dostoyewski: *Bir yerde bir adam öldürülmüşse, suça katılmayanların da eline kan bulaşmıştır* der. Bu da bir bakıma doğrudur. Fakat Ebuzer'in bu sözü, bir *din*in sözüdür, din adına konuştuğunu iddia eden bir din adamının değil! Fransız İhtilalinden sonra söylenmiş, çeşitli etkilerin ürünü bir söz de değildir.Fransız İhtilali'nden çok önce,Gıfar kabilesinin çevre şartları içinde söylenen bir sözdür. Yoksulluğu doğuran, yoksulluğun doğmasına sebep olan kişilere karşı ayaklanılması, aç olan kişinin kendisini sömüren kişiye karşı ayaklanması değil, toplumdan hakkını zorla istemesi belirtiliyor. Niçin topluma, herkese karşı? Çünkü herkes bu toplumda yaşamaktadır. Herkes sömürücü olmasa bile, bu toplumda yaşayan herkes, benim yoksul ve aç olmam dolayısı ile sorumludur...Sömürücünün eylemine katılmış demektir...
Bu sözün temsil ettiği dini, insanlığa ve halka karşı bu açıdan bakan bir dini, Tarih boyunca yoksulluğu statüko haline getirmeye ve korumaya çalışan din ile aynı saymak ve aynı yargıyı vermek; insafsızlık, cehl-i mutlak, hem gülünecek, hem de ağlanacak bir durum değilmidir?
Ve Mehdi ekliyor;
Şirk'in ilahı Şeytan'dır...
Şirk dini Şeytanın'dır...
Şirk davası Şeytanın'dır...
Şirk kulluğu Şeytana'dır...
ŞİRK ŞEYTANA KULLUKTUR...
Ve Allah dedi ki;
Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol?
Zikr-i hakikatimizdir...
______________________
Bakî Gerçekler Demine Hû,Dost Allah Eyvallah...
Gerçeğe Hû Mü'mine Yâ Alî Yâ Mehdî Sahib-î zaman... |